Edirne ilimizin orta kısmında ve Lalapaşa yaylasının güney batı köşesindedir. Doğuda Uzunköprü ilçesi, batı ve kuzeyde Yunanistan, güneyde İpsala ilçesiyle komşudur. Yüzölçümü 448 km2’dir. Bu bakımdan ilimizin sekizinci ilçesidir. İlçede dağ yoktur. En yüksek yeri, yükseltisi 130 metre kadar olan Karayayla tepesidir. İlçenin büyük kısmı, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir.
Dalgalı düzlük görünümündeki, bu yaylanın ilçeyi de içeren kuzey bölümüne Lalapaşa yaylası denir. İlçenin en büyük vadisi, Meriç Nehrininki’dir.
İkinci büyük vadi ise Ergene Irmağı’na ait olandır. İlçenin kapladığı yayla parçasında üç dere ile kollarının küçük vadileri de vardır. Meriç nehrinin ilçede kalan vadi yamaçları az, Ergene Irmağı’nınki çok eğimlidir. Kuzeyde Meriç Nehri vadi tabanı, Akçadam Ovası adıyla tanınır. İlçenin büyük akarsuları, adı geçen nehir ve ırmaktır. Edeköy ve Küplü Ovaları da Meriç Nehri vadi tabanına ait düzlüklerdir. Seddelerle, zararlı su taşkınlarından korunmuşlardır. Üç dere ile kolları, ilçenin diğer akarsularıdır. İlçe, Akdeniz ikliminin Trakya Geçit Tipi alanındadır. Bu iklim sert bir kara iklimidir. Yazlar, genellikle sıcak ve kurak geçer. Kışlar, soğuk ve az yağışlıdır. Güz yağışları ilkbaharınkinden fazladır. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden ve orta şiddette eser. İlçe yağış bakımından yarı nemlidir. Doğal bitki örtüsü, kuru ormandır.


Eskiden ilçenin kuzey batısıyla güney kısımlarını örten ormanlar ortadan kaldırılmış ve yerinde bozkır oluşmuştur. Bu bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır. Orman kalıntısı ağaçlıklara rastlanabilir. Akdeniz iklimine özgü katran ardıcı adlı ağaççık görülebilir. Maki denen örtüye ait bu ağaççığın yaşaması, ilçeyi Akdeniz iklimi, Marmara Tipinin de etkilediğini gösterir.
İlçenin nüfusu 19.052’dir. İlçe, nüfus miktarı bakımından, ilimizin altıncı ilçesidir. Halkın çoğunluğu köylerde oturur, tarım ve hayvancılıkla geçinir. İlçede tahıllar, endüstri bitkileri ve meyve yetiştirilir. Tarıma dayalı endüstri gelişmiştir. Fabrika ve mandıralarda pirinç, yağ, un, yarma ve peynir elde edilir. Başlıca el sanatları, sepetçiliktir. İlçede linyit kömürü çıkarılır. İlçede Salı günleri kurulan pazar, ticareti canlandırır. İlçenin ulaşım ve haberleşme durumu iyidir İlçede, tarih öncesi devirlerinden beri insan yaşar. İlçenin tarihi, yazı bilen Traklarla başlar. İlçemiz ilkçağda Trak Krallıklarıyla Pers-Büyük İskender ve Büyük Roma İmparatorlukları sınırları içindeydi. Ortaçağda, 10. yüzyıla kadar Bizans İparatorluğu’na bağlı kaldı. 14.yüzyıl ortalarında Osmanlı Türkleri’nin eline geçti. İlçeyi alan birliğin komutanı, Hacı İlbey’di. Yüzyıllarca düşman saldırısından uzak yaşayan ilçe, 19.yüzyılın birinci ve ikinci yarılarında Rusların eline geçti. Birinci Balkan Savaşı’ndan sonra Bulgarlar ve Birinci Dünya Savaşı ertesinde Yunanlılar ilçeyi aldılar. 1920 yılında Yunanlılar, Meriç nehrini geçerek Doğu Trakya’ya girmek istediler. 60.Tümene bağlı birliklerimiz ilçeyi bir süre savundu. İki yıl kadar süren Yunan işgali, Büyük Zafer’den sonra sona erdi. Silahlı Kuvvetlerimiz, 19 Kasım 1922 tarihinde ilçeyi geri aldı. Meriç’in ilçe oluş yılı 1923’tür. İlçede görülmeye değer tarihsel yapı yoktur. İlçe uçar ve kaçar avcılığı yönünden çekicidir. İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy dallığı ve Mayalar adıyla anılan
ilkbahar şenlikleridir.

Mesire Yerleri
Her yıl Mayıs ayının ilk haftasının sonunda Nasuhbey köyünde Dallık yapılmaktadır.(Mayıs ayının 6’sı)
Ayrıca Haziran ayının ilk hafta sonunda Büyükaltıağaç köyünde Mayalar yapılmaktadır.(6Haziran)
Dallık:Meriç’in Nasuhbey Köyü’nde yapılan ve Dallık adı verilen bu eğlence aslında bir anma günüdür.
Trakya topraklarında önceleri Rumlar ve Bizanslılar yaşamışlardır.
Bizanslılardan bu toprakları I.Murat’ın komutanı Hacı İlbey almıştır.Önceleri Rumeli diye adlandırılan bu topraklar,daha sonra Hacı İlbey’in,güçlü,kuvvetli ve cesur komutanlarına(Yakupbey,Doğanbey,Umurbey,Nasuhbey ve Alibey) savaş bahşişi olarak verilmiştir.
Daha sonraları bu birliğe Anadolu yakasından gelen Kırklar diye anılan bir birlikte katılmıştır.Bu Kırklar 6 Mayıs günü Nasuhbey adını alan bu topraklarda birliğe katılmıştır.Burada kendilerine bir karargah kurmuşlardır. Bu karargahın komutanı Karaca Ahmet’tir.
Karaca Ahmet,Hacı İlbey in komutanları gibi güçlü kuvvetli bir kişiydi.Yenilmesi güç bir kişi olmasına rağmen,Hıristiyanların tekrar bu toprakları geri alma isteği üzerine saldırıda bulunmuşlardır. Savaş sırasında Karaca Ahmet ve ordusunu beslemekle görevli olan aşçısı Mahmut şehit düşmüştür. Bu kişiler öldükleri yere gömülmüşlerdir. Bugün mezarları türbe şeklindedir. Şehit düşen bu kişiler her yıl Mayıs ayının altısında anılmaktadır.
Karaca Ahmet’le aşçısı Mahmut’un savaşta şehit düştüğü yer ormanlık bir alandır. Bu orman çok sık ve gür olduğu için adına da dallı budaklı orman denilmektedir.Dallık adını bu dallardan almaktadır.Bu yüzden Karaca Ahmet ve aşçısı Mahmut;u anma günü olarak 6 Mayıs;da halk burada toplanmaktadır.Fa-kat bugün için halkımız buraya gezmeye ve eğlenmeye gitmektedir. Sosyal yapı ve coğrafi zenginliği bakımından son yıllarda ileri bir boyut kazanmıştır. Kültürel faaliyetler iyi durumdadır. Şenlikler, Dallık,Mayalar gibi...

Coğrafi Yapısı
İlçemizin yüzey şekli tepelerden,geniş düzlüklerden,yassı sırtlardan, küçük vadilerden ve dere ovalarından meydana gelmiştir.Bu yüzey şeklinin üzeri bozkırlar,fundalıklar ve yamaç ormanlarıyla kaplıdır.
İlçemizin dört bir yanı meşe ormanlarıyla kaplıdır. İlçemizin güney doğu yamaçlarına bakınca insanın ferahını arttıran meşe ve gürgen ormanlarıyla kaplıdır. Kuzeyi düz sırtlardan oluşmaktadır.
Meriç Nehri, ilçenin kuzey batı kısmından akmaktadır. Aynı zamanda ülkemizin Yunanistan olan sınırını çizmektedir. Güney Doğusunda ise Ergene Irmağı akmaktadır.
Meriç Nehri boyunca ilçemize bağlı olan köyler şu şekilde sıralanmakta-dır. Rahmança,Hasırcıarnavut Köyü Karayusuflu Köyü,Alibey Köy,Nasuhbey Köy,Kadıdondurma,Subaşı,Küplü ve Adasarhanlı köyleri Meriç Nehri yamaçlarına kurulmuşlardır.İlçe merkezine en uzakta bulunan Akçadam ve Serem köyleridir.
Omurca Köyü,Meriç Nehri ile Meriç deresinin birleştiği kuzey yamacında kurulmuş olup toprakları Meriç Nehrine doğru uzanmaktadır.
Meriç İlçesine bağlı Ergene Nehri yamaçlarındaki köylerimiz ise şu şekilde dizilmişlerdir.Ergene Nehri;ne 1 km uzaklıkta Yakupbey Köyü, Paşa-yenice Köyü,Akıncılar,Saatağacı,Yenicegörece,Küçükaltığaç ve Büyükaltıağaç köyleri ile Adasarhanlı köyü yer almaktadır.Küçükaltığaç ve Büyükaltıağaç köyleri Ergene Nehri;ne bir kilometre uzaklıkta kurulmuşlardır.Diğerleri nehire bitişik olarak yer almaktadır.

Her ne kadar yeni yetişen nesilde moda tutkusu var ise de; çevremizin kendine özgü bir giyim kuşamı vardır. Kızlar,başlarına çember ve kırep adı verilen baş örtüler kullanmaktadırlar.Çemberler,kenarları iğne oyası denilen el iş ve yahut oya işi ile kenarları süslenmektedir.Kadınlar üstlerine yelek,gömlek,
kazak giymektedirler.Altlarına şalvar,ayaklarına ise üzeri özel desenler den oluşan çeltik giyerler.Takı olarak,boyunlarına altın zincir ve inci takılır.Kollar ise altın bilezikler ile süslenir.Kulaklara küpeler,parmaklara ise yüzükler takılması adeta bir gelenektir.
Ekonomik Durum
İlçemizin ekonomik durumu,tarıma dayalıdır.Bunun yanında hayvancılık da küçümsenmeyecek ölçüdedir.
Üretilen malların pazarlanması sonucunda gelir elde edilir. İlçemizde borsa olmadığı için elde edilen ürünler Uzunköprü’de pazarlanmaktadır.
İlçemizde 2 tane çeltik ve 2 tane de ayçiçeği fabrikası vardır.
İlçemizde bulunan göletlerde, balık avcılığı yanında yabani ördek ve kaz avcılığı da yapılmaktadır.Ayrıca ormanlarımızda yabani hayvanlardan tavşan, tilki avcılığı da yapılmaktadır.
Eğitim ve Öğretim
İlçemiz halkının eğitime ve okumaya karşı ilgisi oldukça fazladır.İlçede 2 İlköğretim okulu,1 Çok Programlı lise ve 1 Yüksek Okul bulunmaktadır.
Bunun yanında Halk Eğitiminin açtığı çeşitli konularda el becerisi ve bilgi veren birçok kurslar açılmaktadır.İlçemiz dışında çeşitli yüksek okul ve üniversitelerde eğitim gören öğrenci sayısı oldukça fazladır. Çeltik Spor Kulübü ile şimdilik kültürel faaliyetler sürdürmektedir. Dikiş,Nakış,Yorgancılıkta ileri durumdadır





